GÜÇ – ADALET ve VİCDAN TERAZİSİ

Yusuf Dumlu: Biz de VAR'ız!
Yusuf Dumlu: Biz de VAR'ız!

Maçlar ve hakemler çatışmasından kimin galip geleceğini kestirmek mümkün olmasa da ülkemizdeki hakemlerin müsabakalara etkileri artık göz ardı edilemeyecek duruma geldi. Liglerdeki hemen hemen her takım hakemler hakkında dert yandığı, yenilgilerin sebeplerindeki baş aktör olarak hakemlerin gösterildiği sezonlara çok kez şahit olduk ve olmaya devam edeceğiz. Çünkü ülkemizdeki en büyük sıkıntı, adaleti sağlayıcıların adaletsiz oluşlarından kaynaklanmaktadır. Peki, bunun nedeni ne olabilir? Kısaca cevaplamak gerekirse; ülkemizdeki adaleti sağlayıcıların birileri tarafından o makama paraşütle oturtulduğu için o kişilere sadakatleri sunmaları gerektiği noktalarda yapacakları eylem ve söylemleri korkusuzca gerçekleştirmeleridir. Bunun son bulması için hakemlerimizin adalet ve vicdan terazisi sağlam olmalıdır. Bu doğrultuda bireyler yetiştirmeliyiz ve o kişiyi model olarak göstermeliyiz.

Yusuf Dumlu

Bu hafta BB Erzurumspor Galatasaray maçında da tam bir hakem fiyaskosu yaşandı. Hakem kararlarını verirken vicdanına sormadan sadece kuralları uygulaması yeterli olacaktı. Pozisyonların hakemin gözünün önünde olmasına mı yanalım yoksa VAR denen sistemin uygulanmamasına mı yalanım bilemedim. Peki, bu hatalar neden Anadolu takımlarına ve içlerinden en çokta BB Erzurumspor aleyhinde işliyor? Cevabı başlıkta gizli… Güçlü olduğun kadar sisteme itiraz edebilir, güçlü olduğun kadar hakkını arayabilir ve güçlü olduğun kadar kendini sesini duyurabilirsin ya da çok çalışarak her şeye ve herkese rağmen kazanırsın.

BB Erzurumspor, İstanbul takımlarından güçlü rakibi Galatasaray karşısında gerçekten bu mağlubiyeti hak etti mi? Oyun olarak evet; çünkü Dadaşlar maçı kazanmak için ne yaptı veya ne kadar istekliydiler? BB Erzurumspor geçen hafta oynanması gereken Atakaş Hatayspor maçı, Hatayspor’lu futbolcularda Covid çıktığı için ertelenmişti ve Milli Takım arası ile beraber toplam 20-21 günlük bir ara oluşmuştu. Bu süreç BB Erzurumspor için büyük bir avantaj gibi duruyordu; çünkü yeni transferlerin takım içi uyumları kapsamında çalışmalara ve zamana ihtiyaçları vardı. Her şey BB Erzurumspor lehine işliyordu, ta ki maç günü sahada vasat bir takım görene kadar!

BB Erzurumspor her ne kadar şehir takımı olsa da yapılan transferler ile bu ligde iddialı bir takım olduğunu bizlere göstermelidir. Kötü oyun ile kaybedilen bir maç ile iyi oyun sonrası gerek hakem etkisi, gerekse şansızlık sonucu kaybedilen maçı yorumlamak zor olmayacaktır. Bu haftaki Galatasaray yenilgisi her ne kadar hakem hatası gibi görünse de iyi oynayamayan ve oyun kuramayan BB Erzurumspor’lu futbolcuların katkısından olduğunu söyleyebilirim. Futbolcular 20-21 günlük zamanı hiç iyi değerlendirememişler, kondisyon olarak zayıflar ve mental açıdan oyundan çabuk kopan bir profil çizdiler. İbrahim Akdağ her ne kadar şehrin insanı olsa da İbrahim Akdağ bu takımda 70. Dakikadan sonra oyuna girebilecek bir oyuncudur. Takımdaki pozisyonu çok önemli ama futbol bir gölge oyunu değildir. Atanın ve tutanın iyi olmalı söylemindeki atanımız iyi ama golü atacak kişiye topu ulaştıramıyorsan ve tutanın da dikkatsizliği sonucu gol yiyorsa yenilmeyi hak etmişsin demektir. Bu saatten sonra takım kadrosu oluştururken, Mehmet hoca duygusal davranışlardan uzaklaşıp daha gerçekçi olmasının zamanı geldi ve geçiyor da. Bu takım ligde kalacaksa ona göre stratejiler ortaya koymalıdır.

Yazdıklarımı lütfen iyi analiz edilmeli; çünkü bu yazdıklarım ülkemiz futbolunun geleceğini barındırıyor! Başta Milli Takım olmak üzere, Avrupa’da oynayan takımlarımız ve Süper Lig’deki tüm takımları ilgilendiren durum şu: Futbol, artık yana ve geriye paslarla elde edilen topa sahip oranının yüksek tutulması değil, topu ne kadar efektif kullandığındır. Bu kapsamda antrenman metot ve yöntemleri ivedilikle değiştirilmelidir. Yoksa sadece yerel bazda gözü boyayan başarılar ile tatmin olanlardan olacaksınız.

Bu hafta oynayacak olan Fatih Karagümrükspor maçında BB Erzurumspor’a başarılar dilerim.

Yorum Yaz

Yorumunuzu yazınız.
Adınız